Make your own free website on Tripod.com
 

    Cennet bölümüne başlayacağım anda aklım Sırat Köprüsü'ne takıldı. Daldım! hayalen Sırat Köprüsü'nü düşünmeye başladım. Kıldan ince, kılıçtan keskin ve altı Cehennem. Geçilmesi çok zor, ama zorunlu. Herkes geçecek ve geçemeyenler Cehennem'e düşecek. Peygamberimiz (sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem) Sırat Köprüsü'nün başında dikilmiş ağlıyor, ümmetim geçmeden geçmem diyor. "Allahümme sellim ümmetî " diye
dua ediyor. Cehennem'den yükselen alevler, buharlar, dumanlar insanları yakıyor. Aralıklarla ve korkunç gürültülerle infilak eden Cehennem'den etrafa ateşler saçılıyor. Heybetli zebaniler, korkunç ejderhalar ve ateşten yaratılan canavarlar, günahkarlara saldırıyorlar ve tek tek yakalayıp Cehennem'e atıyorlar. Ben de oradayım. Sırat Köprüsü'ndeyim. Alevlerin, siyah dumanların, yakıcı buharların, saçılan ateşlerin ve saldıran zebanilerin, ejderhaların arasından, düşe kalka ve yana yana geçmeye çalışıyorum. Geçmişime baktım. Günahtan başka bir şeyim yok. Ömrüm gafletle geçmiş ve tepeden tırnağa günahlara batmışım. Beni yaratan Yüce Mevlâm'a kulluk yapamamış ve güzel dînime hizmet edememişim. Ümidim tükenir gibi oldu ve Cehennem'e atıldığımı düşündüm. Zebaniler, ejderhalar saldırıyor ve ateş beni cayır cayır yakıyordu. Her şeyim bitmişti ve ben yanıyordum. Ama, benim Yüce Rabbim, "Lâ taknetû min rahmetillah" buyuruyor. "Rahmetimden ümit kesmeyin'' diyor. Kendimi toparladım ve içimde ümitler belirdi. Rabbimin rahmeti ve Peygamberimin şefaati ile Sırat Köprüsü'nü geçip Cennet'in önüne gelebildiğimi düşündüm. Ah! o güzelim Cennet'in önünde kimler var, kimler... Yüz binleri aşkın peygamber, milyonlarca evliya, sıddîklar, şehitler ve milyarlarca benim din kardeşim. Onların arasında bulunmak,
onların ruhsal feyzlerinden yararlanmak ne mutlulukmuş. Gerçi çok kısa bir zaman da olsa, hayal gibi de olsa, rüya gibi de olsa, dünyaları aşan o tatlı ve feyizli zamanı unutamadım. Dünyama dönüp, Cennet bölümünü yazmaya başladım. Herhalde o feyizli zamanın etkisi ile olacak üslûbumu değiştirip, mısraların sonuna zaman kelimesini getirmeye başlamışım. Sonradan fark ettim. Değiştirmek istedim, yapamadım ve öyIece devam ettim.

<--- Önceki Bölüm                                                                                    Sonraki Bölüm --->